Türkçe Deutsch English
antalya-info

Sillyon

Sillyon, Aspendos ile Perge arasındaki bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Çevresi uçurumlarla çevrili olan Sillyon, denize ve doğudaki Eurymedon ile batıdaki Perge’nin yakınlarından akan Kestros (Aksu) ırmaklarına uzaktır. Kaynaklar, kentin gelişememesini, denizden Perge ve Aspendos kadar faydalanamamasına bağlar

Pers işgalini gören Sillyon’un İskender tarafından ele geçirilemediğini biliyoruz. Sillyon’da, kentin kurulduğu tepenin batısından başlayan rampanın ilerisindeki kule yapı, rampanın sonundaki giriş kapısı, sarnıç, oturma sıralarının yarısı uçmuş olan tiyatro, odeon gibi yapıların yanında bir bölümü tanımlanmamış çok sayıda yapı kalıntısı varlığını korumaktadır.

Sessiz sakin ve bozulmamış bir antik kenti gezip dolaşmak isteyenler için Sillyon, kolay ulaşılabilir ideal bir yerdir. Sillyon’a yapılacak bir gezi salt antik kenti değil çevresindeki köyleri de gezip görme imkânı sağlaması bakımından önemli bir deneyim olacaktır.

Perge


Perge, Antalya’ya en yakın Pamfilya kentidir. Antik Çağ’ın saygın tanrıçası Artemis’in kült merkezlerinden biri olan Perge, Kestros (Aksu) ırmağı vasıtasıyla denizle ulaşımı sağlamıştır.

Kutsal Kitap, ilk misyon yolculuğuna çıkan Aziz Paulos ve arkadaşları için “Paphos’tan (Güney Kıbrıs) yelken açarak Pamfilya’nın Perge kentine geldiler” diye yazar. Bu ifade, kentin denizle olan ilişkisini ortaya koymaktadır. Kentin doğu surlarından Kestros Irmağı’na açılan kapının Liman Kapısı adıyla anılması, teknelerin ırmak yoluyla kentin yakınlarına kadar ulaşabiliyor olması ile açıklanır.

M.Ö. 6. yüzyıl ortalarında Perslerin işgaline giren Perge, 4. yüzyıl sonlarına doğru Büyük İskender tarafından ele geçirilmiştir. Kent, M.Ö. 2. yüzyıl başlarında Roma ve bağlaşığı olan Bergama’nın egemenliğine girer. Pamfilya’nın varsıl kenti Perge, 2 ve 3. yüzyıllarda varsıllığını kentin imarına yansıtmıştır. 2. yüzyıl başlarından itibaren kentin sivil ve kamu yapılarında, adına sıkça rastlanan Plancius ailesinin seçkin üyesi, kentteki en yüksek memuriyet olan Artemis ve Tanrıların Anası kültlerinin baş rahibesi Plancia Manga (Büyük Plancia)’dır. Kaynaklar, M.Ö. 1. yüzyıl sonlarında ana vatan İtalya’dan göçen bu ailenin kentin çevresinde geniş topraklar edindiğini yazar. Kaynaklar, ailenin elde ettiği gelirin büyük bölümünü kentin imarı için harcadığını belirtir.

Anadolu’nun önemli arkeolojik değerlerinden biri olan Perge’de, yarım asrı aşan zaman içinde ortaya çıkarılan kent yapıları olağanüstü bir yerleşim alanının varlığını göstermektedir.

Çevredeki en büyük tiyatrolardan biri olduğu anlaşılan antik tiyatro, dış yüzü dükkânlarla çevrelenmiş stadion, anıtsal kent kapıları, görkemli agora, hamamlar, sütunlu cadde, stoa, anıtsal çeşmeler ve yakın dönemde ortaya çıkarılan akropol tepesinin batı eteğindeki olağanüstü değerde anıt mezarlar, bölgede konaklayan turistlerin büyük ilgi gösterdiği yerler arasındadır.

Perge’nin yaklaşık 10 kilometre güneyinde Kestros (Aksu) Irmağı’nın denize döküldüğü bölgede inşa edilen çok sayıda konaklama tesisinin çevresinde oluşan modern yaşam alanı ziyaretçilere, bölgenin binlerce yıllık tarihini bir arada görme olanağını sunar.